Podcast Kaynakları

1393690901169 Podcast Kaynakları

İşe gidip gelirken, okula gidip gelirken, uzun otobüs ve uçak yolculuklarının (daha sayayım mı ?) boş zaman olduğunu düşünüyorsanız, kaybettiğimiz değerli zamanımızı nasıl daha verimli hale getireceğinizi de düşünmüşünüzdür mutlaka. Ben bu konuda düşünmeye özellikle çalışma hayatına atıldıktan sonra başladım, çünkü işe gidiş geliş zamanlarımızı topladığımızda hayatımızın çok değerli bir bölümünü kapsadığını göreceksiniz.

devamını okuyun…

100 Yıllık Plan

plan 100 Yıllık Plan

Twitterda ilgi alanlarınıza yönelik doğru kişileri takip ederseniz ilginç bilgiler edinebiliyorsunuz (Bkz. > Sputnik Sendromu).

Yukarıdaki tweeti gördüğüm gibi hemen ilgimi çekti ve favorilere attım. Linke ilk tıkladığımda karşıma çıkan tablo çok karmaşık gelmişti ki hala karmaşık ve kısaltmalar ile dolu. Tabloyu biraz incelediğinizde “ufak ufak” anlamaya başlıyorsunuz. Eğer sizde merak edip (merak edip incelemenizi çok isterim aslında) bu devasa tabloyu inceledikten sonra hatalarımı yorum kısmına yazarsanız gerekli güncellemeleri yaparım ve bu derin konuda elimizde Türkçe bir kaynak olabilir.

Aşağıda incelediğim ve tercümesini yazdığım PDF belgesine BURADAN ulaşabilirsiniz. Veya yukarıdaki tweette bulunan linkede tıklayabilirsiniz icon smile 100 Yıllık Plan

Grafiği sol tarafta gördüğünüz gibi bazı yıllara yada dönemlere ayırmışlar. Çok uzun bir süreci kapsadığı için tabiki kesin tahminler yapmak imkansız, büyük bir dünya savaşı çıktığı düşünüldüğünde bu planların yakalanması çok zor olur diye tahmin ediyorum.

Grafiğin sol tarafındaki yıllara göre ayırıyorum; Bakalım ne kadar tutarlı bir plan yapmışlar.

Belkide bu blog için yazdığım en uzun yazılardan birisi oldu ama bence değdi.

devamını okuyun…

2023 – 1984 ?


Son günlerde devletin resmi kurumlarından gelen açıklamalardan sonra bu yazıyı yazmasam olmazdı.

Tamda George Orwell‘ın 1984 isimli distopyasını okuduğum bir zamanda böyle olayların olması günümüz ile bu kitabı ister istemez karşılaştırmama neden oluyor. George Orwell 1948 yılında kitabı yazmayı bitirdiğinde gelecek için hiç de iç açıcı olmayan tahminlerini bu kitapta topluyordu. En azında bir çok ortadoğu ülkesi gözle görülür doğrulukta tahminler yaptığı açık (aşağıdaki altıntıda bir örneği mevcut mesela). Avrupa, Amerika vb daha gelişmiş yerler için tutan tahminlere bakarsak  yine iyi bir tahmin söz konusu. Bunlar ne diye soracak olursanız insanların her alanda takip altında olması yine kitapta sözü edilen Big Brother‘ın tam olarak yaptığı şey. Henüz kitabın 90. sayfasında olmasına rağmen bu bölüme kadar anlatılanlar ile günümüzde yaşanan olaylar arasındaki benzerlikler çok. Acaba geleceğimiz  (ama sadece bizim ülkeye ait olan geleceğimiz) bu iç karartıcı distopyadaki gibi mi olacak ?

Kitap bitene kadar dayanamadım aşağıdaki alıntıyı yaptım. Bakalım kitapta sonraki bölümlerde ne benzerlikler ile karşılaşıcam. Karşılaştıkça bu yazıya eklemeyi düşünüyorum. kitabı okumayı bitirdim altını çizdiğim yerleri aşağıda ekliyorum.

Partinin amacı (Not: sözü edilen parti devletin başındaki iktidar anlamında kullanılıyor), erkeklerle kadınlar arasında sonradan denetleyemeyeceği bağlılıkların oluşmasını önlemek değildi. Parti’nin açıklamadığı gerçek amacı, cinsel ilişkiden zevk almayı tümden yok etmekti. Evlilikte olsun, evlilik dışı olsun, düşman görülen, aşktan çok erotizimdi. Parti üyeleri arasındaki evliliklerin, bu iş için atanmış bir kurul tarafından onaylanması gerekiyor ve kural hiç bir zaman açıkça dile getirilmesede, birbirlerini çekici buldukları izlenimini uyandıran çiftlerin aslan evlenilmesine izin verilmiyordu. Evliliğin kabul gören tek bir amacı vardı, o da Parti’ye hizmet edecek çocuklar dünyaya getirmekti (en az üç) Cinsel ilişkinin, lavman yapmaktan farksız, hiçte iç açıcı olmayan sıradan bir iş olarak görülmesi gerekiyordu….

devamını okuyun…

Oyun Alanı

  • Son yıllarda Hızla gelişen inşaat sevdası sadece ülkemizi rezil bir yere dönüştürmekle kalmıyor dağadaki her canlıya son sürat zarar vermeye devam ediyor.Plansız, çarpık kentleşme ise inşaat sevdamızdaki en büyük sorunlarımızdan. Bu hızla şehirler büyümeye devam ederse Ekümenepolis fikri gerçek olacak.
  • Çorluda çocukluğumda neredeyse oynadığım bütün boş alanlara binalar yapıldı. İstisnasız her bir boş alanda en az 5 katlı binalar var şu anda. Hatta çocuk parkları bile yıkılarak yerlerine devasa binalar inşa edildi.
  • Geçtiğimiz gün yukarıdaki videoyu instagramda paylaştım. Gördüğünüz bu alan ayrıca benimde küçükken oynadığım son alanlardan.
  • Çocukların kumntepeleri karşısında çığlıklar atarak oyun oynadığı bu alanda aslında son oyunlarını oynadıklarının farkında değiller. Veliler ise çocukların yaratıcılıklarını öldürdüklerinin belki hiç farkında olmayacaklar. Çocukların bu seslerinin yerini yakında çekiç sesleri alacağını biliyorum. Yakında oyun alanlarını elinden alacak olan bu kum tepelerini bile dünyanın en eğlenceli oyuncağına çeviren bu çocukların oynaması ne kadar acı.

Modern Tapınaklar

1393692086463 Modern Tapınaklar

Destursuz Sorular

Peki AVM denen modern tapınaklar neden bu kadar revaçta? Yıllardır kimle konuşursanız konuşun kendi şehrindeki AVM’leri durmadan öven insanlar, yeni bir AVM inşaatı haberini alınca çocuklar gibi sevinen arkadaşlarınız neden böyle davranıyor? Yoksa sizin hiç dikkatinizi çekmedi mi yeni AVM’lere sevinenler.

Bunca yıldır halkın dini duygularını sömürüp “kazananlar” neden yeni AVM’ler yaptırmak için deli oluyorlar? Altında yatan tek neden “çıkar”, “para kazanma hırsı”, “akrabalarını ve yandaşlarını haksız kazanç ile zengin etme fikri mi?”

Art arda sorulan bu sorular için elbet bir düşünceniz, bir cevabınız vardır. Geçtiğimiz günlerde okuduğum saçmalıklar çağı kitabında bu sorulara farklı bir bakış açısı ve bilimsel bir araştırmaya dayanan bazı cevaplar yer almakta. Şöyle;

 Alışveriş merkezlerinde her şey, herhangi bir istemenin feci kabalığa gireceği hissini yaratmak üzere tasarlanır. Bir alışveriş merkezi öncelikle iç karartıcı hava şartları ve yoğun trafik saatleri gibi dikkat dağıtıcı öğeleri ortadan kaldırır. Eğer bina çok katlıysa, yükselen bir avlu ya da ortadaki merdiven boşluğu doğrudan derin bir etki yaratır. Gotik katedrallerin mimarlarından çağdaş iş merkezlerinin mimarlarına kadar tüm planlamacılar hayranlık yaratmanın anahtarının gereksiz, özellikle yukarı doğru gereksiz alan bırakmak olduğunu kavramıştır. Kendi “gök kubbesine” sahip her bina tanrı elleriyle yaratılmış hissi uyandırır. Dinsel atmosferi zenginleştirmek için arka planda org kadar teskin edici flüt müziği kullanılabilir. Ve pek çok diğer inanan, bireye teminat sağlar: Bir faaliyetin en ikna edici tarafı herkesin yapmasıdır ve bu yerde herkes alışveriş yapmaktadır. Kişinin kendi gibilerle birlikteliği muazzam rahatlatıcıdır ama tıpkı kilisedeki gibi işe dalma şartı söz konusu değildir. Esas devreye sokucu unsurlar vitrinlerdeki ayrıcalık, daha yüksek statü ve cinsel çekicili vaat eden ikonlardır. Bu maddiyatçı nesneler dinsel duyguları bile zenginleştirebilirler. Beyin taramalarında yüksek kaliteli pahalı markaların dinsel imgelerle eşit sinirsel tepkiler doğuruduğu görülmüştür. Şok edici ve acıklı gelebilir ama bir iPad, Rahibe Teresa’yla aynı etkiyi yaratmaktadır. Ayrıca bu maddiyatçı ikonların sergilendiği vitrinler yerden tavana uzanmak suretiyle parıltılı dükkan içlerini sergilerler; geniş ve kapısız girişler içgüdüsel bilinmeyen bir kapalı alana girme korkusunun aşılmasına yararlar. İçeride teşvik edici, dosthane gülümsemeleriyle göz teması yakalamaya çalışan tezgahtarlar, müşteride gençlik ve çekicilik yanılsaması yaratırlar. Gürültü müzik, karşılıklı çekimin doğurabileceği bar veya gece klubü havası sağlarlar. Ama koyu rekabetin yaşandığı bar veya gece klüplerinin aksine , bu mekanda reddedilme olasılığı yoktur. Para harcamak orgazmların en kolay ulaşılanıdır. Cüzdanı açıp parıltılı kredi kartını çıkarmak yeterlidir. devamını okuyun…